Holistik Yaşam Sanatı

İlham Şiirde Başlar

Sanatın Anlamı

Esma-Ül Hüsna

Sanatsal Olan Bilimseldir

Sanatın Pozitif-Negatif Faktörü

Metamorfoz e olmak ve Tarkan

Yaşam-Ölüm-Evren

Holistik Yaşam Sanatı

Toplumsal kavram havuzuna – kollektif bilinç- eklediğimiz her yeni kavram, yaşam anlayışımızı geliştirip değiştirirken , tüm olgulara genişleyen anlayışımıza orantılı bütünsel bakış açısı ile yaklaşma potansiyelini yaratmış oluruz.

Parmak izinde dahi farklı olan insanın kavramsal değerlerinin de farklı olacağı aşikardır.

Doğuştan itibaren, hatta ana karnında başlayan, bu dünyaya ait deneyimsel yaşam kayıtlarının birikimiyle oluşan kavramlarımız, önce dar çerçeveli lokal değerde içerikle donanır.

Birey sahip olduğu kavramın gelişimi neticesinde, lokal değerlerle oluşan kavram koordinatını holistik(bütünsel) bakışın gerektirdiği kapsam koordinatına doğru bir yücelim gösterir

Holografik Evren Kuramının ,Evrenin var oluş kuramları içinde akademik çevrelerce çok taraftar toplamasını haklı gösterecek verilerin,bu konuda üretilmiş bilimsel , felsefi,dinsel referansların bolluğu olduğunu belirtmemiz gerekir

Holografik Evren modelinin - Denis Gabor- tarafından matematiksel gelişimini sağlayan kuramlarının formüle edilmesi, bu kişiye Nobel ödülünü getirirken bilimsel çevrelerde kuramın olasılık ihtimali üzerinde taraftar artışını sağlamıştır..

Karl Pribram ve David Bohm adlı akademisyenler ise holografik evren modelinin baş mimarları olarak yaptıkları deneyimlerle ,birçok anlaşılmaz olayı hologramın içerdiği özeliklerle karşılaştırarak açıklanabilir kılmışlardır.

Evrensel yaratılışın holografik yapılanma teknolojisinin- Big Bang- den itibaren ile kurgulandığını savunan bilim adamlarını, deneysel, matematiksel verilerin destekleyen sonuçları yanında geçmiş dönem bilgelerinin söyledikleri öz deyişlerle uyumlaşması da kuramın sağlamlığını arayanlara sezgisel pencereden görünen referanslar olarak merhaba der gibi.

.
Lazer ışını ve kurgulanan düzenekle elde edilen holografik fotografın taşıdığı özellikler gene bu teknoloji kullanarak yapılanan Holografik Evren modeli ile aynı prensipleri taşıması açısından birini anlamak diğerini anlama anlamını taşıyor diyebiliriz.

Lazer ışını ile bir plakaya girişim deseni şeklinde kaydedilen holografik resmin temel özellikleri olarak,
1-Lazer ışığını kullanıp fotografını elde etiğimiz şeyin, girişim deseni şeklinde kayıtlanmış plakasından koparacağımız küçük bir parça , plakanın tümünde olan görüntünün bilgisini taşıyan girişim desenlerinin aynısını ile donanmıştır.

Holografik yapılanma teknolojisinin en küçüğün en büyükle aynı bilgi ile donanmış olması gerçeğinin anlamlı bir örneği olan bu fenomen ,Evrenin holografik yapılanma teknolojisinin icabı doğrultusunda Evren İnsan arasında böyle bir bağlantının olma konumuna gönderme yapar.

Dna nın keşfi en küçükte gizlenen en büyüğün sırrına doğru açılırken- çağlar öncesinden bir bilgenin söylediği -Ne varsa Alemde o dürülmüş Ademe- öz deyişinin haklılık payını göstermesi açısından da dikkat çekici

2-Lazer ışını ile oluşan resmin çok boyutlu görüntüsüne rağmen, elde ettiğimiz görüntü, ışının mekansızlık özeliğine uygun olarak bir kütlesi olmayan İlizyonik bir görüntüdür.

Var oluşa kuant düzeyinden bakabildiğimiz zaman, kuantın mekansızlık özelliği ile inşa edilen tüm var oluşun aynı holografik resimde olduğu gibi ilizyonik bir değerde yapılanmış olması durumu ortaya çıkar.

3-Holografik resmin girişim desenli kayıt plakasını oluşturan lazer ışını ve daha sonra bu plakadan gene lazer ışını ile elde edeceğimiz görüntünün oluşum teknolojisi,gözümüzün korteks tabakasına gelen ışının burada bulunan girişim desenleri kayıtlarının okunması ile aynı teknolojik icraat neticesidir.

Bir video kamerasının herhangi bir imgeyi elektro manyetik frekanslara dönüştürmesi ve daha sonra bir televizyonla bunların yeniden orijinal imgeye çevrilmesi işlemi gibi faliyet gösteren görsel sistem ve diğer algı sistemlerimiz -duyma-koklama-dokunma-tatma- beynimizin bir tür frekans çözümleyicisi gibi davranması ile gerçekleşir..
.

Bu bağlamda tüm var oluşun, holografik olarak düzenlenmiş dalga boylarından oluşan ortak bir dille yazılan kurgu, olduğunu söyleyebiliriz
.
4- Hologramın taşıdığı özelliklerden temel olanı ise var olanın bütünsellikle yapılandığı gerçeğidir
.Farklı fizik alemlerinin iç içe dürülmesi ile bir ve bütün olarak oluşturulan holografik evren gerçeğini, asırlar öncesinden -Vahdedi vucud-felsefesi olarak ifade eden mistikler, bu gün kuant mekaniğinin söylediklerini asırlar öncesinden ifade etmekten farklı bir şey yapmamışlardır.

Yaşanan dönemin yüksek frekanslı değerleri ( çağdaş sanat-çağdaş bilim-çağdaş felsefe) verileri ile yoğunlaşan insan, özünde taşıdığı evren bilgisini açıp insanlığa çağa uygun yeni bilgiler-eserler doğaçlamaya muktedir olarak dizayn edilmiştir

Birey çağdaş, yeni kavramsal değerler içeren özelliklerle donanmış eserleri yaratabildiği oranda, en temel yaratısı olan kendini- Tanrısal İnsan- numunesi olarak yaratabilme performansını gerçekleştirmiş olur.

.
İlahi evrimsel süreçlerin ( bilincin programlı yaşam aktivitesi) yeni boyutu olan -Tanrısal İnsan-numunelerinin ortaya çıkması ,programlı evrimsel süreçlerin doğal neticesi olduğunu anlamak için evrimsel var oluşun seyir defterine akılıca bir bakış yeter sanırım!

Dünyamızın evrim skalasına baktığımız zaman gördüğümüz element-bitki -hayvan –insan sıralamasının son örneği olan- insanı-evrimin sonlandığı nihayi örnek olarak kabul etmek; bir kategori sonrası olan -Tanrısal insan-a bir basamak olma olasılığını kabul etmemek, evrimsel gelişim kurgusunun doğasını anlamamak ile eş anlamlı sayılması gerekir.

Evrimin, türlerin gelişiminin çok boyutlu holografik yapılanma teknolojisini anlamamak,yaradılış mı yoksa Darvinci evrim gibi tek boyutlu bakışla işi çözmeye uğraşmakla eş anlamlı gözükmekte..

.Bu şıkların ikisinin beraberliği demek, -Evrensel oluşumları, bilinçli yaradılış programının holografik tarzda yaşanan hakikatinin meyvesi olarak -Bilinçli-Programlı-İlahi- evrim anlamını yakalamak demektir.

-Dinsiz bilim topal , bilimsiz din kördür-. Diyen Einstein görünenin altındaki görünmeyen ,bilinmeyen fizik olarak algıladığı dine, hakiki anlamı ile yaklaşabildiği için holistik bakışın penceresinden bakabilme başarısını yakalayabilmiştir.